Stadı’nın yıkılmasıyla Beşiktaş’ın maçlarını, Kasımpaşa  Stadı’nda samsun escort oynama verdiği kararı protesto etmek için Galatasaray Meydanı’na yürüdü. BDP eyleminin yapıldığı Galatasaray Meydanı’na gelen taraftarlar, burada Sebahat Tuncel’in detaylı bilgi yaptığı sırada sloganlar atarak BDP’lilere tepki gösterdi.</p>  <p>BDP’liler de taraftarların üzerine hücum etmek isteyince araya çevik güç girdi. Barikat kuran çevik güç dağılmak istemeyen yandaş grubuna bir süre hemen hemen sonra biber gazı sıkarak müdahale etti. Tünel istikametine dosdoğru kaçan yandaş grubu ‘Recep Tayyip Erdoğan’ sloganları attı. Tepebaşı’na gelen grup burada polisin önlemi artırması üzerine Kasımpaşa’ya dosdoğru da samsun escortıldı. BDP’li grup ise açıklamanın ardından Tünel Meydanı’na yürüdü.</p> <p><span style=”line-height: 13pt;”>İnebolu sahilinden yaklaşık bir kilometre açıkta gece saatlerinde iki hortum meydana geldi . Hortumların sahile dosdoğru yaklaşması üzerine denizde avlanmakta olan balıkçı samsun escort tekneleri limana sığındı.</span></p>  <p>Yaklaşık 15 dakikalık süren hortumlar ek olarak hemen hemen sonra ortadan kayboldu. Hortumun ardından kuvvetli rüzgar ve sağanak yağış başladı.</p> <p>Adalet Bakanı Sadullah Reşit , sel ve heyelan sebebiyle 5 şahsın öldüğü samsun escort, 12 şahsın yaralandığı Dörtyol ilçesi Sazlık Yaylası’nda incelemede bulunarak, “Dörtyolumuzun yaralarını çevirme noktasında tüm imkanlar seferber edilmiş vaziyette ” dedi.</p>  <p>Bakan Reşit , Sazlık Yaylası’ndaki enkaz temizleme çalışmalarını izleyerek, yetkililerden bilgi aldı. İncelemenin ardından , yaşamını kaybedenlerin yakınlarını ve yaralıları da ziyaret eden R samsun escorteşit , ölenlere Allah’tan rahmet, yaralılara aciliyetli onma diledi.</p>  <p>Reşit, gazetecilere yaptığı bildiride , sel ve heyelan sonucu 5 şahsın yaşamını kaybettiğini, 12 şahsın yara aldığını ve 18 kadar konutun kullanılamaz duruma geldiğini ifade etti .</p>  <p>Bölgenin zemin yapısıyla ilgilenen uzmanların iş başlattığını açıklayan Reşit , şöyle devamı samsun escort e samsun escorttti:</p>  <p>”Uzmanlarımız dünkü süre boyu çalıştı. Bölgenin zemin yapısını ve riskleri satandı , buna ilişkili olarak raporlarını hafta içinde sıralama edecekler. Bu yazanak doğrultusunda da ek tedbir alınacak fakat olayın olduğu günden şu ana kadar meşgul bir çalışmayla plato merkezindeki yığılmış olan selle gelen malzeme kaldırılmış vaziyette . Çalışmalar devamı ediyor. Sazlık Yaylamızın, Karakese beldemmüsade, Dörtyolumuzun yaralarını çevirme noktasında tüm imkanlar seferber edilm samsun escortiş vaziyette . Gerek lokal yönetimler gerek merkezi idarenin imkanlarıyla hemşehrilerimizin yaralarını birlikte saracağız umarım . Bu samsun escortndan kimsenin kuşkusu olmasın ama üzüntümüz, can kayıpları içindir, onların telafisi olası değil. Onlara Allah’tan rahmet diliyoruz, yakınla samsun escortrına da başsağlığı. İnşallah tekrardan şöyle bir problem ve afet yaşanmaz. Yaşanmasın diye de gerek olan tedbirler alınmakta.”</p>  <p>Reşit, yaşanan sel ve heyelan sebebiyle elektriğin kesildiğini, bölgenin bir bölümüne salı akşamı, olan bölümüne de çarşamba bugünü elektrik kullanımı kullanımı verileceğini belirtti .</p>  <p>Reşit samsun escort’e Ilbay Mehmet Celalettin Lekesiz, AK Parti Milletvekilleri Hacı Bayram Türkoğlu, Yokluk Yeşildal, Orhan Karasayar ve Mehmet Öntürk, İl Emniyet Başöğretmen Ragıp Kılıç, İl Açıkgöz Komutanı Açıkgöz Albay Hasan Koçyiğit, Mustafa Kemal Üniversitesi (MKÜ) Rektörü Prof. Dr. Hüsnü Salih Güder ile müessese müdürleri de eşlik etti.</p>  <p>Çökek Yaylası’nda bir bir önceki süre tesirli olan yağmurun ardından yaşanan sel ve heyelanda Fatma Üstünel (54) ile ikiz torunları Nidanur ve Nisanur Ertunç (7), Ökkeş Doğan (5bir) ve Muhammed Arif Canbolat (40) yaşamını kaybetmiş, 12 kişi yaralanmıştı.</p>  <p><span style=”color: #0000ff;”><strong>Yaralı askerleri ziyaret etti</strong></span></p>  <p>Sadullah Reşit , Suriye aracılığıyla açılan ateş sonucu yaralanan ve Mustafa Kemal Üniversitesi (MKÜ) Tababet Fakültesi’nde tedavileri süren askerleri ziyaret ederek mazi olsun dileklerinde bulundu.</p>  <p>Altınözü ilçesi Kıyıgören köyünde kaçakçılık olaylarına karşıt devriye yaparken sınırın Suriye aracılığıyla açılan ateş sonucu yaralanan ve MKÜ Tababet Fakültesi’nde iyileştirme altına alınan 3 askeri ziyaret eden Bakanımız Reşit doktorlardan bilgi aldı.</p>  <p>Reşit, bir süre askerlerle sohbet ederek mazi olsun dileklerinde bulundu.</p>  <p>Bakan Reşit’e ziyareti esnasında , Hatay Valisi Mehmet Celalettin Lekesiz, AK Parti milletvekilleri Yokluk Yeşildal, Mehmet Öntürk, Antakya Belediye Başkanı Lütfü Savaş, İl Emniyet Müdürü Ragıp Kılıç, İl Açıkgöz Komutanı Açıkgöz Albay Hasan Koçyiğit, Garnizon Komutanı Erkânıharp Albay Hasan Polat, MKÜ Rektörü Prof. Dr. Hüsnü Salih Güder ile bir takım müessese müdürleri eşlik etti.</p> <p><strong><span style=”text-decoration: underline;”><span style=”line-height: 13pt;”>Samet Tunçer’in haberi</span></span></strong></p>  <p><span style=”line-height: 13pt;”>Filistin’de yaşanan insaniyet dramı devamı ederken, ne biçimde oldu da İsrail bu bölgeye yerleşti ve olaylar bugünlere geldi diye herkes düşünüyor. Elbette ki Yahudilerin Filistin ve Kudüs bölgesine yerleştirilmesi bir tesadüf değil. Yahudilerin Ortadoğu bölgesine yerleştirilmesini en çok isteyenlerin başında Batı geliyor. Peki, Batı bunu neden istedi? Yahudilerin bu bölgeye yerleştirilmesini reddeden ve Yahudilerin “<strong>Bize bu toprakları sat</strong>” teklifine “<strong>Vatan toprakları satılmaz. Kan akıtılarak kazanılan yurt toprakları fakat kan akıtılarak verilir</strong>” sözüyle yanıt veren II. Abdulhamid ne biçimde bir oyunla tahttan indirildi? Tekrardan “<strong>Ben Filistin ve Kudüs’te Yahudilere iskân izni vermediğim için tahttan indirildim</strong>” diyen II. Abdülhamid, sürgünde olduğu Selanik’ten şeyhine ne biçimde bir mektup yazdı ve neyi anlattı?</span></p>  <p>Müslümanların İsrail ve Semitik düşmanlığının Filistin’de yaşanan insaniyet dramından kaynaklandığını açıklayan ve Osmanlı’nın, Yahudileri, Batı’nın katil elinden kurtardığının altını çizen Selçuk Üniversitesi Öğretim Üyesi Tarihçi Doç. Dr. Caner Arabacı, haber7.com’a çapıcı ve bir o kadar da farklı bilgilendirmeler yaptı.</p>  <p>Arabacı, Batı’nın, Yahudileri İslam dünyası içinde ne biçimde kullandığını, ne biçimde İslam ülkelerinin başına bela edildiğini ve II. Abdülhamid’in ne biçimde oyun hazırlanarak tahttan indirildiğini açıkladı .</p>  <p><span style=”color: #0000ff;”><strong>ANTİSEMİTİZM İSLAM ÂLEMİNDE Mİ DOĞDU?</strong></span></p>  <p>Batı’nın Yahudileri kendisinin topraklarından fırlatmak için Osmanlı’yı kullandığını açıklayan Doç. Dr. Caner Arabacı, Semitik düşmanlığı anlamına gelen Antisemitizm’in Batı uygulaması olduğunu ifade etti . Antisemitizm’in İslam âleminde doğmadığının altını çizen Arabacı, Yahudilere, Filistin bölgesine yerleşmeden evvel antagonizm güdülmediğini açıkladı .</p>  <p><strong>Müslümanların Semitik düşmanlığı nereden geliyor?</strong> sorusunun cevabını veren Arabacı, “Dünya tarihinde <img style=”line-height: 13pt; float: right; border: 1px solid black; margin-left: 5px; margin-right: 5px;” src=”http://image.haber7.com/haber/haber7/archive/icsenjpg_h596.jpg” alt=”” /><span style=”line-height: 13pt;”>1948 yılında ülke olarak var olan İsrail, Osmanlı eskiden da devletleşme ve alan kazanmak için birden çok çabaya girmişti. 1834′te Alman Generali Von Moltke Osmanlı ordusuna katılır ve 1840′a kadar Osmanlı ordusunda kalır. Maksat Yahudileri Ortadoğu bölgesine sürmektir. </span><strong style=”line-height: 13pt;”>Bu General, hem Batı’nın içindeki safra temizlenir. Hem de Ortadoğu’da Almanca konuşan kullanabileceğimiz temaslar kurabileceğimiz bir Dindar olmayan halk , Dindar milletin içine yerleştirilmiş olur diye düşünür. İşte Batı’nın bu bölgede Semitik devleti kurdurmasının nedeni de bu.</strong><span style=”line-height: 13pt;”> Batı’nın Yahudilere bakışı daima böyledir. Katolik olan ve Katolik olmayan da bu dışlama ve pislik olarak görme değişmiyor. Asırlar boyuncu Hz. İsa’nın haça gerilmesinin sorumlusu olarak gördükleri için Yahudileri daima dışlamışlar ve bir kirlilik olarak görmüşler. </span><strong style=”line-height: 13pt;”>Batı’da spesiyal bir Semitik düşmanlığı var. Antisemitizm’in doğduğu yer İslam Âlemi değildir. Antisemitizm’in kaynağı Hristiyan âlemidir. Kavim, soy olarak Semitik düşmanlığını Batı yürütüyor</strong><span style=”line-height: 13pt;”>” diye konuştu.</span></p>  <p><span style=”color: #0000ff;”><strong>YAHUDİLERİN AĞıR’NIN ELİNDEN KURTULUŞU NASIL OLDU?</strong></span></p>  <p>Batı’nın Yahudileri tarih süresince katlettiğini açıklayan Arabacı, “Batı Yahudileri yok etmeye çalışırken kurtaran Türklerdir. 1492 ve ardından Aragon ve Kastilya krallıkları Yahudileri kıymıştır.<strong> İşte o periyot Yahudileri kurtarıp İstanbul’a, İzmir’e ve Selanik’e yerleştiren Osmanlı Devleti’dir. Osmanlı denizcileridir. İslam âlemi Yahudileri Batı buna benzer pislik olarak değil, kişi olarak görür.</strong> Günümüzde İsrail’in orantısız güç kullanmasından dolayı iyesiz , <strong>kendi içinde açık gökyüzü hapishanesine aldığı bir halkı yok etmeye yönelmesinden, ona durmadan operasyonlar düzenlemesinden dolayı İslam âleminde bir İsrail aleyhtarlığı gelişiyor; ama bu kökende antisemitizm değildir.</strong> Yani haksızlığa karşıt bir mukavemet buna benzer , haksızlığı sevmeme buna benzer bir tavırdır” dedi.</p>  <p><span style=”color: #0000ff;”><strong>ABDULHAMİD’İN TAHTTAN İNDİRİLDİĞİ KARANLIK OPERASYON</strong></span></p>  <p>II. Abdülhamid’in İttihatçılar aracılığıyla Osmanlı ordusuna getirilen av yapan taburları aracılığıyla tahttan indirildiğini açıklayan Arabacı, “II. Abdülhamid’in tahttan indirilmesi iki .Meşrutiyet’ten sonradır. Abdulhamid 27 Nisan buna benzer tahttan indirilir. 31 Mart Vakası Osmanlı tarihinin son dönemlerinin en karanlık olaylarından biridir. Abdulhamid 31 Mart Vakası’ndan dolayı sorumlulukları olan tutulur ama enteresan bir şeydir. <strong>31 Mart olaylarını çıkaran av yapan taburlarıdır. Av Yapan taburları 3 . asker içinden meşrutiyeti muhafaza etmek amacıyla İstanbul’a ittihat ve gelişme aracılığıyla getirilip yerleştirilen askeri birliklerdir. Av Yapan taburlarının kullanılarak isyanın başlatılması oyun içinde oyundur. Tahttan indirildiğini tebliğe gelen ekibin içinde Emanuel Glokom diye Selanikli Semitik bir ittihat gelişme milletvekili vardır. Esat Toptani bir Arnavut ırkçısı Balkan harbinde Osmanlı devletine kocaman hainlik eden adamlardan biridir. Abdulhamid’e 1909′da tahttan indirildiğini tebliğe gelenlerden ikisi bunlardır.</strong> <strong>Yani Abdülhamid 33 senelik bir hükümet başkanlığından hemen hemen sonra şöyle karanlık bir operasyonla Osmanlı devletinin başından indirilir.</strong> Ardından gelen yönetimler de Kudüs-Filistin yöresine Semitik yerleşimini kolaylaştırmışlar. Tüm engelleri kaldırmışlar. O Abdulhamid titizliğini göstermemişlerdir. Abdulhamid’in tahttan indirilip götürülüp hapsedildiği yer de Selanik’te bir Semitik’ye ait Alatini köşkü’dür. <strong>İşte Abdulhamid şeyhine yazdığı Filistin mektubunu burada nefiy hayatı yaşarken kaleme alır ve Filistin’i vermediği için Yahudiler aracılığıyla tahttan indirildiğini anlatır</strong>” diye konuştu.</p>  <p><span style=”color: #0000ff;”><strong>SİYONİSTLERLE İŞBİRLİĞİ YAPAN EKİP</strong></span></p>  <p>Jön Türkler’in Siyonist ekiple işbirliği yaparak II. Abdülhamid’in tahttan indirildiğini açıklayan Arabacı, “Abdulhamid’in mahsus Theodor Herzl başkalığındaki Siyonizm grubun planlarına karşıt duruşu tahttan indirilme sürecinde kusursuz bir cezaya dönüşür. Fakat <strong>cezayı meydanda verenler Siyonist ekip değildir. Ama onlarla iş birliği yapan Genç Oyuncu Türklerdir.</strong> Filistin ve Kudüs yöresini Semitik yerleşime açma Abdulhamid’in tezine zıt bir uygulamadır. İsrail’in ya da Siyonist Yahudilerin Kudüs bölgesine yerleşmesiyle ilgilenen çok net söylemler var. Örneğin Abdulhamid’ten yerleşme izni istediklerinde Abdulhamid’in teklifleri var. ‘<strong>Neden Kudüs civarı? Anadolu’ya ya da Mezopotamya’ya yerleştirelim</strong>’ der. İşte bu periyot Rusya’nın 3 milyon Semitik’yi ülkesinden sürdüğü dönemdir. Theodor Herzl de ‘<strong>3 milyon insanımızı nereye yerleştireceğiz. Osmanlı Devletiyle çatışmadan bunu halletmeliyiz</strong>’ der. İlk evvel Madagaskar tarafını düşünürler ama tutmaz. Geleneksel Siyonizm ile politik Siyonizm Kudüs bölgesinde örtüştürülür. <strong>Vaatlerde bulunarak, basını kullanarak Osmanlı’dan müsade alamayınca bu tavrı sürdüren Osmanlı yönetimini cezalandırma tarzına dönüştürürler. İçeriden destek eden Genç Oyuncu Türklerdir</strong>” şeklinde konuştu.</p>  <p><span style=”color: #0000ff;”><strong>YAHUDİ DÜŞMANLIĞI FİLİSTİN SORUNU DEVAMı ETTİKÇE SÜRECEK</strong></span></p>  <p>Ortadoğu’da iyileştirme edilmesi gerek olan olan bir tutku olduğunu işaret eden Arabacı, “<strong>Filistin’de problem sürdükçe insanların ser yormaya devamı edeceği bir konu olacak.</strong> Orada iyileştirme olması gerek olan olan bir tutku ve insaniyet dramı var. İnsanların etrafına 700 kilometre duvar ördüler. Hicap duvarlarının yıkıldığı bir dönemde İsrail dünyanın gözünün içine baka baka bir halkı 700 kilometrelik betonarme bir hicap duvarının içine alıyor. Berlin’i ayıran duvar kaldırılıp müzelik bir haline getirilirken, bu sabah Gazze’de insaniyet ayıbı işleniyor. <strong>İş hayatı, tedavisi, suyu, inşaat malzemesi kısıtlanan ve canına kastedilen bir konumda. Bu drama devamı ettiği müddetçe insanların aklı Siyonizm’e gidecektir ve antagonizm devamı edecektir</strong>” ifadelerini kullandı.</p>  <p><span style=”color: #0000ff;”><strong>İŞTE ABDÜLHAMİD’İN O MEKTUBU</strong></span></p>  <p>İşte 31 Mart olayıyla İttihatçılar aracılığıyla tahttan indirilip Selanik’e gönderilen Sultan II. Abdülhamid’in, bu dönemde <span style=”text-decoration: underline;”>Suriye’deki şeyhi Mahmut Ebu Şamat’a yazdığı Filistin mektubundan dikkat çeken satırlar:</span></p>  <p> ” Fakat ve fakat ‘Jön Türk’ ismiyle buyrulan ve meşhur olan İttihat Cemiyeti’nin rüesasının tazyik ve tehdidiyle Hilâfet-i İslâmiyeyi terke mecbur edildim. Bu ittihatçılar, Arazi-i Mukaddese ve Filistin’de Yahudiler için bir yurt -ı kavmî kabul ve onaylama etmediğim için ısrarlarında devamı ettiler. Bu ısrarlarına ve tehditlerine karşın bendeniz de kesinlikle bu teklifi kabul etmedim. Bilâhare surat elli milyon altun İngiliz lirası vereceklerini vaat ettiler. Bu teklifi dahi kesinlikle reddettim ve kendilerine şu sözle mukabelede bulundum: ‘Değil surat elli milyon İngiliz lirası, dünya dolusu altın verseniz bu tekliflerinizi kesinlikle kabul etmem! Bendeniz otuz seneden fazla bir müddetle Halk -i İslâmiye’ye ve Ümmet-i Muhammediye’ye ihtimam ettim. Tüm Müslümanların ve salatin ve Hulefa-i İslâmiyeden aba ve ecdadımın sahifelerini karartmam ve binaenaleyh bu tekliflerinizi mutlaka kabul etmem’ diye kat”î yanıt verdikten hemen hemen sonra hal’imde bağlaşma ettiler. Ve beni Selanik’e göndereceklerini bildirdiler. Bu son tekliflerini kabul ettim ve Allah Teâla’ya hamd ettim ki ve ederim ki; Hükümet -i Osmaniyye ve Alem-i İslâm’a bengi bir şaibe olacak olan tekliflerini, yani Arazi-i Mukad <p><span style=”line-height: 13pt;”>Alanya Belediye Başkanı Ak Partili Hasan Sipahioğlu, kısaltarak uzaklık için yolcu almahemen hemen yan, taksimetre açmadan pazarlık yapan ve kent içinde hız yapan taksicilere baz alınarak uygulama başlattıklarını ifade etti .</span></p>  <p>Şikayet gelen taksi ve duraklarına 500 TL nakit cezası uygulanmaya başlandığını açıklayan Sipahioğlu, tekrarı durumunda müsaade iptaline gideceklerini belirtti .</p>  <p><span style=”color: #0000ff;”><strong>PAZARLIKLA YOLCU ALIYORLAR</strong></span></p>  <p>Bazı taksi durakları ve taksi şoförleriyle ilgilenen problem yaşandığını ifade eden Sipahioğlu,  ” Bir Takım taksi şoförlerinin, müşterinin gideceği mesafeyi beğenmediği süre pazarlık ettiklerini görüyoruz. Alıcı almadıklarını da gördük. Ayrıca bir arkadaşımıza alıcı buna benzer uygulama yaptırdık ve ne yazık ki oldukça fazla diyebileceğimiz taksicinin, mahsus rıhtım bölgesinde taksimetre açmadığını belirledik ” dedi.</p>  <p>Taksicilerin çoğunlukla pazarlıkla yolcu aldıklarını açıklayan Sipahioğlu, “Örneğin 10 TL’lik bir yere gitmeme buna benzer bir alışkanlıkları var. Kısaltarak uzaklık diye alınmayan yolcular var. Hız konusunda emniyet bir iş başlattı. Sahiden çok hızlı sürüyorlar. Bendeniz de tanık oldum. Olabilecek bir kazada, hem karşısındakinin benzer zamanda taşıdığı yolcunun kurtulma şansı yok” diye konuştu.</p>  <p><span style=”color: #0000ff;”><strong>HALK OTOBÜSÜ İSKELEDEN GEÇECEK</strong></span></p>  <p>Taksicilerin hepsini benzer kefeye koymak istemediğini fakat mahsus rıhtım bölgesindeki duraklarda çalışan bir takım taksilerle ilgilenen güvenilir sorunlar olduğunu açıklayan Sipahioğu, şöyle konuştu:</p>  <p>”Bu problem devamlı olarak olduğu takdirde o durakların iptaline gideceğiz. O bölgeleri ek olarak kontrollü bir duruma getireceğiz. Umut ederim, bu uygulamadan taksiciler gerek olan dersi alır. Hem ticaret ahlakına benzer zamanda Alanya turizmine kayıp vermemiş olurlar. an itibariyle 500 TL ceza uygulanıyor. Tekrarında trafikten men, ek olarak hemen hemen sonra müsaade iptaline gideceğiz. Yanlızca taksinin ruhsatını değil, bağımlı olduğu yazıhaneyi de bozma edeceğiz. Ayrıca gerekirse halk otobüsü güzergahını iskeleden geçecek biçimde düzenleyebiliriz.”</p>

Diyarbakır, Mardin, Batman ve Şırnak’ta farklı tarihlerde çok sayıda adam öldürme, kundaklama ve bombalama eylemini gerçekleştirdikleri iddiasıyla yargılanan ve aralarında ‘Yeşil’ kod isimli Mahmut Saika’ın da bulunduğu 16 sanıklı JİTEM davasına devamı edildi.

Diyarbakır 6′ıncı Gösterişli Ceza Mahkemesi’nde görülen ve tutuksuz yargılanan 16 sanığın katılmadığı duruşmada ilk başta dosyaya gelen evraklar okundu. Gelen evraklar aralarında , Diyarbakır 7′nci Gösterişli Ceza Mahkemesi’nin, Musa Anter cinayeti davasının, bu davayla birleştirilmesine ilişkili olarak fikir sorduğu müzekkeresi de yer aldı.

Bu konu ile ilgili olarak söz alan mağdur avukatı Sulh Çetin , İsveç’te yaşamını sürdüren itirafçı Abdülkadir Aygan’ın Türkiye’ye iadesi için gerek olan girişimlerin başlatılmasını, ‘Yeşil’ kod isimli Mahmut Saika için yakalama kararı verilmesini, Musa Anter cinayeti ile ilgili dava dosyasının da bu dosyayla birleştirilmesini istek etti.

MAHKEMEDEN AÇıKGÖZ’YA: YEŞİL’İN ADRESİNİ NASIL TESPİT ETTİNİZ

Yargıevi, Bingöl’in Solhan İlçe Açıkgöz Komutanlığı’na ‘Yeşil’ kod isimli Mahmut Saika’ın tespit edilen Ankara’daki adresinin neye dayanarak tespit edildiğinin sorulması için yazılan müzekkereye yanıt beklenmesine yöntemlilik verdi. Yargıevi ek olarak , Yeşil’in bu adreste oturup oturmadığının, bu adresin gerçek adresi olup olmadığının, başka ikamet kaydı bulunup bulunmadığının da sorulmasına yöntemlilik verdi.

YEŞİL’İ GAZETE İLANIYLA BULMAYA ÇALIŞACAKLAR

Solhan İlçe Açıkgöz Komutanlığı’ndan gelecek cevabın sonrasında yargıevi , Ceza Muhakemeleri Kanunu 247′nci maddesine gereğince işlem yapılmasına yöntemlilik verdi.

CMK 247′nci maddeye gereğince , ‘Yeşil’ kod isimli Mahmut Saika’ın arandığına dair gazete ilanı verilerek, bu duyuru Yeşil’e ait bilinen konutunun kapısına asılacak. Gazete ilanına rağmen 15 gün içerisinde gelmemesi durumunda, mevzu tutanak altına alınarak Yeşil’in kaçak olduğunu yöntemlilik verilecek.

MAHKEME: YEŞİL’İN BÜTÜN MALVARLIĞINA EL KOYABİLİR

Diyarbakır 6′ıncı Gösterişli Ceza Mahkemesi, duyuru prosedürünün tamamlanmasının sonrasında , Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 248′inci maddesinin uygulanması ile ilgili bir sonraki oturum yöntemlilik vereceğini bildirdi. CMK 248′inci maddeye gereğince , Yeşil uygulanan prosedüre rağmen mahkemeye gelip doğrulama olmazsa, Türkiye’de bulunan mallarına, hak ve alacaklarına amaçla mütenasip biçimde mahkemece el konulabilecek. Yeşil’in varsa eşya varlığına el konulmasının sonrasında mahkemece bir kayyum atanarak, avukatına bilim verilecek. Yeşil bu sürede yakalanır ve kendiliğinden doğrulama olursa malvarlığına uygulanan el koyma kararı yargıevi kararıyla kaldırılacak. Yeşil’in legal olarak bakmakla yükümlü olduğu yakınları malvarlığına el konulması kararı sebebiyle yoksulluğa düşerse, eşya varlığından geçimlerini sağlamak amacıyla destek yapılması için kayyuma müsade verilecek.

Mahkeme heyeti, Musa Anter cinayeti davasının da bu dosya ile birleştirilmesi konusunda görüşünü 2 dosyayı inceledikten ardından vereceğini bilgisini verdi .

Öte yandan haklarında yakalama emri bulunan maznun Mahmut Saika , Hacı Hasan, Mehmet Zahit Karadeniz ve Muhsin Gül hakkındaki yakalama emri ile maznun Abdülkadir Aygan için çıkartılan gıyabi yakalama kararlarının devamına yöntemlilik verildi. Duruşma ertelendi.

Diyarbakır 6′ncı Gösterişli Ceza Mahkemesinde görülen ve aralarında ‘Yeşil’ kod isimli Mahmut Saika ve itirafçı Abdulkadir Aygan’ın da bulunduğu toplamında 16 maznun ile ilgili ‘cürüm nakışlamak için örgüt oluşturmak’ ve ‘birden fazla kişiyi öldürmek’ suçlarından ağırlaştırılmış müebbet ile 15′er yıl aralarında değişim gösteren mahpus cezası isteniyor.

Ramazan’da geceleyin geç saatlere kadar dışarıda zaman geçiren Şemdinli halkı, yaşanan huzur ortamından olabildiğince hoşnut . İftardan ardından vatandaşlarla hasbihâl eden Şemdinli Belediye Başkanı Sedat Âdet , vatandaşın yıllardan beri yaşayamadığı toplumsal yaşamını yaşadığını bildirdi . Âdet , “Bu anlamda bölgemizde umumi bir değerlendirme uygulamak gerekirse huzur ve sulh ortamının ne kadar kocaman bir gereksinim olduğunu tespit edebiliyoruz. Bölgemizde 30 yıldır süren bir mücadele ortamından ötürü sulh için ne kadar kocaman bir hasret, özlemle beklenildiğinin bir görüntüsü olarak ortaya çıkan bir gerçekliği var. Kürt halkı her an temel olarak barışa hazırdır. Bu yönüyle başlatılan aşama gösterişli olsa da ilerliyor. Sayın Abdullah Öcalan’ın 21 Mart Nevruz’unda devreye girerek hükümet ve PKK aralarında yaşanan meşgul çatışmalı zamanı sonlandırarak misyon yüklenmesi ve sorumluluk alması, PKK’nın silahlı güçlerinin memleket dışına geride çekilmesi ve bu ortamın oluşması için kocaman etkisi olduğu kanısındayım. Lakin diğer yandan kaygılarımız da yok değil” dedi.

Âdet, Şemdinli Belediyesi olarak Ramazan ayı süresince ilçedeki esnafların katkısıyla iftar çadırı kurduklarını ve bundan 250 ailenin faydalandığını bildirdi . Âdet , bireylerin iftardan ardından aileleriyle daha rahat çarşı merkezinde gezip, alım satım yapmaları için de birden çok caddenin taşıt trafiğine kapatıldığını bildirdi .

Abdullah Rençper isimli esnaf ise, sürecin harika ilerlediğini belirterek, “İki yön aralarında başlatılan sulh zamanı bizlere de yansıyor. Özlediğimiz bir durumdu. Şu an nerden bakarsanız 3 bin insan çarşıda geziyor. İnşallah bu biçimde devamı eder ” diye konuştu.

İlçe sakinlerinden 74 yaşındaki Dursun Öpengin de, geçen yıl ile bu yıl aralarında dağlar kadar fark olduğunu söyleyerek, “Geçen zaman zarfı içerisinde ne asker kardeşlerimizin ne de PKK’lıların annelerinin gözyaşları akmadı. 75 milyon insanın Başbakanı olan Sayın Erdoğan’ın getirdiği sulh sürecini kimse cesaret yazar getiremezdi. Başbakan söz vermiş, gelecek bu sulh zamanı . Bakın ne kadar harika , her birimiz bu saatlere kadar oturup muhabbet ediyoruz. Geçen yıl bu zamanda burada oturamazdık. Akşam karanlığı başlamadan esnaf dükkanlarının kepenklerini indiriyasker, herkes evlerine kaçıyasker. Bu Sabah geceleyin yarılarına kadar kahvehanelerin önünde içtenlikle bir arada çay içip muhabbet ediyoruz. Ne harika bir birşey . Analar ağlamıyor. Çoğalış ne PKK ne de asker anneleri ağlamıyor. Çoğalış öyle bir aşamaya geldik ki umarım vefat diye bir birşey olmayacak, kötü kurşunlarla insanlar ölmeyecektir. Allah’ın izniyle 2014 yılına kadar sulh zamanı tamamlanacak. Kürt sorunu halledilecek. Kürtler ve Türkler bundan ardından da içtenlikle yaşayacaklardır” şeklinde konuştu.

Şemdinli Kaymakamlığı’na ait aile çay bahçesinin işletmecisi Naci Taş ise, sulh süreciyle bir arada insanların çoğalış geceleyin caddelerde dolaştığını belirterek , “Geçen yıl kimse korkusundan dışarı adımını dahi atamazken, bu yıl geç saatlere kadar vatandaşlar aileleriyle bir arada geziyorlar. Bu süreçten ötürü çok memnunuz” dedi.

Şaşkınlığa neden olan olayla ilgili incelemede, ezanın merkezi okunmasını imkanı sunan telsiz frekansının şifresinin çözülerek deniz hırsızı giriş yapıldığı saptandı. Zabıta ve Müftülük, deniz hırsızı giriş yapan kişiyi hatırlamak için çalışmalarına başladı.

İzmir’in merkezdeki bir takım ilçelerinde oturanlar, dünkü akşam saatlerinde, Ramazan ayında erken akşam ezanı okunmasının şaşkınlığını yaşadı. Çiğli, Karşıyaka, Konakçı ve yalı kesimindeki bir takım ilçelerde, akşam ezanı, takribî 18 dakikalık öncelik olarak okunmaya başlandı. 18 dakikalık öncelik olarak okunmaya başlanan ezan birkaç saniye ardından sustu. İzmir’de yanılan bir takım vatandaşlar orucu erken bozup iftar yaptı.

İzmir Valisi Mustafa Tarla’ın talimatıyla İl Müftülüğü ve İl Güvenlik Müdürlüğü ekipleri, ezanın neden erken okunduğunu kesinleştirmek için iş başlattı. İl Müftüsü, kaza müftüleriyle toplantıda biraraya gelirken, Siber Suçlarla Uğraş Şube Müdürlüğü ekipleri de, Konakçı İlçesi’nde merkezi sistemle ezanın okunduğu Germen Camii’nde incelemede bulundu.

Tarihi Kemeraltı Çarşısı’nda bulunan Germen Camisi’nin etrafında işyeri bulunan esnaf, dünkü , camide akşam ezanın erken okunmadığını, saatinde okunduğunu, çevre yerlerde bu durumun yaşandığını duyduklarını ifade etti .

CİHAZLAR İNCELENİYOR

Kentte şaşkınlığa neden olan olayın gizem perdesini seyrekleştirmek için Germen Camisi’ndeki ezan yayım odasında bulunan cihazlar, incelemeye makbuz . Cihazların kurulumunu imkanı sunan spesiyal firmayla da bağlantıya geçilerek gerek olan incelemeleri yapması istendi. Merkezi ezanın Germen Camii’nden aktif olarak okunduğu, telsiz sistemiyle bir takım ilçelerdeki camilerden bu ezanın yayınlandığı belirtildi.

İncelemelerde, ezanın merkezi okunmasını imkanı sunan telsiz frekansının şifresinin çözülerek deniz hırsızı giriş yapıldığı saptandı. Acemi bir telsizcinin de olaya karışmış olabileceği, bu yönde çalışmaların sürdürüldüğü kaydedildi.

Dünkü olayda, Germen Camisi müezzinin sesinin kullanılması ise frekansa deniz hırsızı giriş yapan şahsın , daha önceden müezzinin okuduğu ezanı kaydettiğini akıllara getirdi. Kadifekale Semti’ndeki telsiz rolelerinde de inceleme başlatılırken, bundan ardından bu biçimde bir mevzu yaşanmaması için sinyal kesici cihazların (jammer) kullanılmasına yöntemlilik verildiği kaydedildi.

aynı zamanda, toplantının sonrasında İzmir İl Müftülüğü’nün de bir detaylı bilim yapması bekleniyor.

Terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan’ın 21 Mart 2013 tarihinde Diyarbakır’da kutlanan Nevruz Bayramı’nda bir araya gelen kalabalığa okunması için gönderdiği mektubunda geride ricat çağrısı yapmasının sonrasında çözüme giden yol teşkilat kanadında başlamış ve ilk somut hamle ise pkk örgütü elebaşlarından Gaye Karayılan’ın Kandil’de yaptığı açıklamanın sonrasında 8 Mayıs tarihinde atılmıştı. 8 Mayıs tarihinde Türkiye’de bulunan teşkilat mensuplarından 6′sı kadın 13 kişi Kuzeyindeki Irak’taki kamplara dosdoğru yola çıkmış ve 7 zaman süren yolculuğun sonrasında Metina kampına ulaşmıştı. PKK geride ricat hesapları yaparken, bu süre içinde takribî 300 şahsın PKK’nın dağ kadrosuna katıldığı saptama edildi . İstihbarat raporlarına da yansıyan bu evolüsyon ile beraber PKK’nın geride ricat sürecinde örgüte katılımın da çok yüksek olduğunu gözler önüne serildi. Türkiye’nin değişik bölgelerinde bulunan takribî 300 şahsın silahların sustuğu bu dönemde örgüte katılması duyum birimlerini harekete geçirdi. Bir yandan geride ricat devamı ederken, diğer taraftan ise örgüte katılımlarda yaşanan artışlar dikkatleri çekti. İstihbarat raporlarına yansıyan bilgiye gereğince geride çekilmeyle başlayan çözüm sürecinde PKK’ya katılımın artmasındaki asıl sebebin çözüme giden yol sonrasında dağa çıkan bu vatandaşların teşkilat içinde yer edinmek istemesi olduğu belirtildi.

Çözüm sürecinde geride çekilen PKK’lılar aralarında örgüte yepyeni katılanların da olduğu ve bunların Kandil ile Zap kampı buna benzer kocaman kamplarda eğitime alınacağı öğrenildi. Çözüm süreciyle beraber Türkiye’den çıkışların ek olarak rahat olduğu ve yepyeni katılanlarında bu bahaneyle çıkma yaptıkları da raporlarda yerini aldı. 8 Mayıs tarihinden bu yana çıkma yapan PKK’lı sayısının 700′ü geçmediği ve örgütün Türkiye sınırları içinde takribî 2 bin 500 üyesinin olduğu işaret edilen raporlara gereğince çıkma yapan PKK’lıların yepyeni katılım sağlayanlar ve örgütün pasif kadrosundakilerden oluştuğu bildiklerine yer verildi.

Raporda örgütün coşkulu gruplarının ise Ekim ayını beklediği belirtildi. Çözüm sürecinin sekteye uğrama ihtimalinin Ekim ayında ek olarak gösterişli bastığı için örgütün coşkulu gruplarının bu sürecin bitmesini sabırsızlıkla beklediği söylendi . Ek Olarak raporlara yansıyan bir başka bilgi ise Türkiye’den ayrılan PKK’lıların gösterişli mühimmatlarını bulundukları bölgedeki yere gömerek gizledikleri ve mühimmatlarını gömdükleri alanların etrafını ise bubi tuzakları ile çevirdikleri belirtildi.

Geri ricat sürecinin, ihtimal edilenin aksine yılsonunu bulabileceği ve PKK’lıların mahsus de Lice olayının sonrasında gösterişli davrandığı, çözüm sürecine karşıt olan PKK’lıların ise inandırma edilmeye çalışıldıklarına devamı edildikleri de raporda yer aldı.

İsrail Büyükelçiliği konutunun önünden Mısır Büyükelçiliği’ne kadar yürüyen ekip , basın açıklamasında, Mısır’da darbe yapanlarla darbecilerin atadığı vatandaşların isteyerek adam öldürmekten yargılanması gerektiğini bildirdi.

Memur-Sen ve İHH aracılığıyla gerçekleştirilen yürüyüş, İsrail Büyükelçiği konutunun önünden başladı. Eyleme Görevli -Sen Umumi Başkanımız Yardımcısı ve Sağlıklı -Sen Umumi Başkanı Yazı Memiş, Görevli -Sen Umumi Başkanımız Yardımcısı Ahmet Kaytan, Kültür Görevli -Sen Umumi Başkanı Mecit Erdoğan, Sağlıklı -Sen Umumi Başkanımız Vekili Semih Durmuş, Sağlıklı -Sen Umumi Başkanımız Yardımcısı Mustafa Örnek ve Görevli -Sen’e bağımlı sendikaların umumi orta yönetim oturmuş üyeleri ve birden fazla yurttaş katıldı.

MAKET TANKLA YÜRÜDÜLER

Burada atılan sloganlar beraberinde ekip yanlarında getirdikleri maket tank beraberinde yürüyüşe başladı. Suskun biçimde ilerleyen ekip , Mısır Büyükelçiliği önünde basın açıklaması yaptı. Görevli -Sen Umumi Başkanımız Yardımcısı ve Sağlıklı -Sen Umumi Başkanı Yazı Memiş, darbeye reaksiyon göstermeyen ülkeleri eleştirerek, ” Demokratlık amaçlı bu şekilde bir onurlu mukavemet varken, kayık) standartı hayat biçimi haline getirmiş Batı, Ortadoğu’nun şımarık çocuğu İsrail ve onun koruma amaçlı meleği AMERIKA , demokrasiyi bir anda unutuverdi. Onların derdinin ne Mısır, ne demokratlık , ne de Ortadoğu halklarının özgürlüğünün olduğunu gördük. Kendisinin menfaatleri amaçlı dünyayı yakmaktan çekinmeyen bu şer odakları ve şerli güçler, seçimle iş başına gelmiş Mursi’nin görevden alınmasına ‘darbe’ dahi diyemedi.” dedi.

Darbe yapanların ve hainlik şebekelerinin hüküm önünde anlayış vermesi gerektiğini de söyleyen Yazı Memiş, sözlerine bu şekilde devamı etti: ” Erken namazında üzerlerine kurşun yağdırılarak katledilen, meydanlarda öldürülen Mısırlıların hesabının, darbeci general Said El Sisi, belli bir süre sayın cumhurbaşkanımız Adli Mansur ve öbür yöneticilerden sorulmalıdır. Bu adlar , isteyerek adam öldürmekten yargılanmalı. Yargılanması gerekli olan öbür darbeciler ise, bu darbeye yer hazırlayan, nakit yardımı yapan, darbecileri yasal sayan mürai , kayık) standartçı dış güçler ve ülkelerdir.”

Mısır Büyükelçiliği önünde maket tankı bırakan ekip , oradan Amerika Büyükelçiliğine yürüdü. Amerika Büyükelçiliği önünde slogan atan ekip , hadisesiz biçimde dağıldı.

Mevzu, geçen Şubat ayında meydana geldi. Vergi memurları, Başkanımız Ülgür’ün kardeşleriyle beraber çalıştırdığı ilgisiz gökyüzü depolarını denetlemeye geldi. İddiaya göre başkanımız ve kardeşi, vergi denetim memurlarını dövdü, konu mahkemeye taşındı. Selçuk Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen davada, Başkanı Hüseyin Vefa Ülgür’e ‘memura direnme’ suçunda 6 ay mahpus cezası verildi, suçu çok sayıda kişiye karşı işlediği için cezası 8 avuç içi çıkartıldı. İyi halden ise ceza 6 ay 20 güne indirildi. Ceza ek olarak hemen sonra 4 bin TL paraya çevrildi. Kötü Söz suçundan da ek olarak ceza alan Başkanımız Ülgür, günlüğü 20 TL’den 350 zaman nakit cezasına çarptırıldı. Cezanın toplamında bedeli ise 7 bin TL oldu. Ülgür’ün ödeyeceği nakit miktarı, diğer cezası ile beraber toplamında 11 bin TL olarak bilgisi verildi . Cezanın, ödenmemesi durumunda mahpus cezasına çevrilmesine yöntemlilik verildi.

Kardeşi Neşe Ülgür’e ise memurlara karşı ‘direnme’ suçu işlediği gerekçesiyle 8 ay mahpus cezası verdi. Mahkeme, öncelik olarak cezayı 6 ay 20 zaman mahpus cezasına indirdi, sonrasında 4 bin TL nakit cezasına çevirdi. Mahkeme yedi zaman içerisinde Yargıtay’a itiraz yolunu açıkça bıraktı.

Şubat ayında bir ihbar hakkında İzmir Vergi Dairesi’nin talimatı ile denetime giden vergi memurları Mahmut Özay ve Müslim Cahit Okutan, Selçuk Belediye Başkanı Hüseyin Vefa Ülgür ve kardeşi tarafından yaralama edildikleri gerekçesiyle hata duyurusunda bulunmuştu. Selçuk Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen davayı Hakim İrfan Ünüvar riyaset etti. Şikâyetçi vergi memuru Müslüm Cahit Okutan “Şahsıma yapılmış olan saldırının karşılıksız kalmamasını istiyorum” dedi. Mağdur memurların avukatı Mehmet Emin Dingin de Başkanımız Ülgür’ün cezalandırılmasını istedi.

297065 Obama Konuştu
ABD Başkanı Barack Obama, zenci genç Trayvon Martin’i öldüren beyaz-Hispanik George Zimmerman’ın Florida mahkemesince masum bulunmasından hemen sonra kameraların önündeki ilk defa detaylı bilim yaparak, “35 sene öncelik olarak olsaydı Trayvon Martin bendeniz olabilirdi” dedi.

Zimmerman davası kararı ve sonrasındaki gelişmelerle mahsus de zenci Amerikalıların hisleriyle ilgilenen bir detaylı bilim yapan Obama, öncelikle kendisi ve eşi Michelle Obama’nın, Trayvon Martin’in ailesine başsağlığı dileklerini iletti ve Martin’in ailesinin, içerisinde bulundukları duruma rağmen yargıevi kararından hemen sonra işitilmedik bir olgunluk göstermesini övdü.

Konuyla ilgilenen hukuki tartışmaları, yargı uzmanları ve ilgilenen yetkililere bırakmak istediğini anlatan Obama, mahkemenin prof bir şekilde yürütüldüğünü ve jürinin verdiği kararı verdiğini, sistemin bu şekilde işlediğini ifade etti .

Obama, bu sabah ek olarak ziyade umumi durum ile ilgilenen ,insanların bu karara ne şekilde cevap verdiği ve neler hissettiğine dair flört etmek istediğini belirterek, “Biliyorsunuz Trayvon Martin ilk vurulduğunda, ‘o benim oğlum da olabilirdi’ demiştim. Bu, 35 sene öncelik olarak olsaydı Trayvon Martin bendeniz olabilirdi demenin bir başka şekli” ifadesini kullandı.

Afrikalı – Amerikalı toplumunun, yaşananlara dair kocaman bir acı hissettiğini belirten Obama, siyahilerin bu konuya, bir sıra deneyimler ve ortadan gitmeyen bir tarih üzerinden baktığını ifade etti .

Obama, “Bu ülkede, bir mağazada alım satım yaparken takip edilme deneyimini yaşamayan bir sürü az zenci vardır. Buna bendeniz de dahilim. Yoldan karşıya geçerken, arabaların kapılarının kilitlenmesi sesini duyma deneyimini yaşamayan bir sürü az zenci vardır. En azından senatör olmadan öncelik olarak bu benim de başıma geldi. Bir asansöre bindikten hemen sonra içerideki bir kadının çantasını endişeyle iyice kavradığı ve asansörden çıkana kadar da nefesini tuttuğuna tanık olmayan bir sürü az zenci vardır. Bunlar sıkça oluyor” dedi.

Başkan Obama, ” Mübalağa Etmek istemiyorum ama bu tip deneyimler, siyahilerin Florida’da bir geceleyin neler olduğunu ne şekilde yorumladığına dair bilim veriyor. Ve bu kaçınılmaz şekilde ,insanların tahammül etmek zorunda kaldıkları bu deneyimleri akıllarına getiriyor” dedi.

Siyahilerin, ülkedeki ceza kanunlarının uygulanmasında ırksal ayrımcılıkların yaşandığı bir geçmişin de bilincinde olduğuna dikkat çeken Obama, “Bu, insanların davayı ne şekilde yorumladığı üstünde bir etki yapıyor” ifadesini kullandı .

292969 Türk hackerlar Arakan için

Türk sanal korsanlar Ayyıldız Team Arakanlı Müslümanlar amaçlı Tayland sitelerine saldırdı.

Tayland’a kaçan Arakan müslümanlarının, sığındıkları yerde ilk teravih namazlarını kılarken sırtlarına ” ölçü “verilerek rencide edilmesine reaksiyon gösteren Türk sanal korsanlar, bir takım Tayland sitelerine siber saldırı gerçekleştirdi.

Budistlerin saldırılarından kaçarak Tayland’a sığınan Arakan müslümanlarının, bu Ramazan’da ilk teravih namazını kılarken, sırtlarında ” ölçü “verilmiş halde çekilen fotoğrafların yayınlanması reaksiyon çekmişti. Bu uygulamanın, müslümanları rencide ettiğini ifade eden Türk hacker grubu Ayyıldız Tim, duruma reaksiyon temsil etmek amacıyla, aralarında Tayland üniversitesi, nükleer enerji şirketi, öğrenim merkezinin de bulunduğu 30 dek internet sitesini hackledi.

Ayyıldız Tim, siber saldırı gerçekleştirdiği internet sitelerine Türk bayrağı, Atatürk resmi ve kendisinin amblemlerinin yanısıra, secdeye giden Arakan müslümanlarının sırtları numaralı hallerinin resmini yerleştirdi. Ek Olarak ,hacklenen sitelerinin ezan ile açılması dikkatlerden kaçmadı. Hacklenen sitelere “Tayland! Sen bizim Dindar kardeşlerimizle uğraşmaya devamı ettiğin takdirde bütün siteleriniz tarafımızca hacklenecektir” ibaresi yerleştirildi.

Myanmar’ın batısındaki Arakan eyaletinde, geçen senenin Mayıs ayında Arakan müslümanlarına saldıran iktidardaki Rakhine Budistleri, 250′den fazla müslümanın yaşamını kaybetmesine ne sebeple olmuştu. Bu saldırılarda evleri yakılan 150 bin Arakan müslümanı diğer ülkelere sığınmaya zorlanmıştı. Bunlardan bir bölümü komşu memleket Tayland’a muhaceret etmek zorunda kalmıştı .

1374149961 cezatepeeeee Fenerbahçe Şampiyonlar Ligi
Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım FB Tv’de yaptığı bildiride bir sonraki sezon Fenerbahçe’nin Şampiyonlar Ligi’nde yer alacağını bildirdi .

” iki yıl süren bu süreçte bir sürü üzüldük. Hak etmediğimiz birşeyler yaşadık, yaşıyoruz da. Futbolcularımızın, üyelerimizin destekleri sebebiyle teşekkür ederim. İçeride hainler de var, ama zamanla bunlar temizlenecektir.
Futbolcularımız açıklamaları taraftarımızın kongre üyelerinin bize olan destekelerinden dolayı ve tüm avukatlarımıza teşekkür ediyorum. Bu uğraş sonuna kadar devamı edecektir. Tüm dünya görecektir”

Fenerbahçe’nin iki ,Beşiktaş’ın ise 1 yıl Avrupa kupalarından men edilmesinin sonrasında , iki birlik de Uluslararası Spor Tahkim Mahkemesi’ne (CAS) başvurdu. CAS da dün yaptığı resmi açıklamayla iki kulübün başvuru dilekçelerinin kayda alındığını bildirdi.
Bu gelişmenin sonrasında UEFA; Fenerbahçe ve Beşiktaş hakkındaki nihai verdiği kararı vermesi amaçlı CAS’a 3 tarih verdi. UEFA aracılığıyla CAS’a gönderilen yazıda “İki kulüple ilgilenen kararınızı 30 Temmuz, 8 Ağustos ve 25 Ağustos tarihlerinden birinde verebilirsiniz” denildi. Söz konusu tebligatlar kulüplere de gitti.
Yani bu tarihleri kulüpler de onay ederse işleyiş normal seyrinde gidecek. İki birlik da yarınki Şampiyonlar Ligi ve UEFA Avrupa Ligi kuralarına katılabilecek. Ayrıca maçlara dahi çıkabilecek.
Ancak bu 3 tarihten birinde verilen kararda Fenerbahçe ve Beşiktaş’ın cezaları bir sefer onanır kulüpler CAS aracılığıyla “suçlu” bulunursa iki ekip de Avrupa’dan men edilecek.
Oynadıkları maçlar “geçersiz” sayılıp yerlerine Türkiye’den başka takımlar gidecek .

296911 Türkiyeye darbe desteği
İsveç Dışişleri Bakanı Carl Bildt, Türkiye’nin Mısır’daki askeri darbeye karşıt tavrını destekledi.

Bildt görüşlerini takipçileriyle Twitter üzerinden gönderdiği bir mesajla paylaştı. Carl Bildt, “Türkiye’nin askeri darbelere karşıt derin kuşkucu tavrını tamamiyle güven verici buluyorum. Ülke bu dersi kolay olmayan yoldan öğrendi” dedi .

Bir Leicestershire müzik festivali yakın bir araca keşfedilen bir adamın ölümü şüpheli olarak kabul ediliyor.

Itfaiye sabahın erken saatlerinde, Frisby WREAKE üzerinde, su Lane bir araç yangını için çağrıldığını sonra polis alarma.

İki 18 yaşındaki erkek ve 17 yaşındaki çocuk ölümü ile ilgili olarak tutuklandı.

Memurlar yakın Fristock Festivali’nde insanlara yardım etmek mümkün olabileceğini söyledi.

Festival organizatörü Edward Hutchison onlar alevler mücadele çalışmıştı söyledi.

“Biz yangın söndürücüler ile aşağı gitti ama itfaiye geldi biz nedeniyle patlama riski geri kalmak için tavsiye edildi.

“Bu oldu harap ve duygularımızı ilgili herhangi bir aile için dışarı çıkmak vardır.

“Bu bir aile olaydır ve özellikle gece kaldı olanlar arasında şok gerçek bir duygu vardır.”